Ana Sayfa
Galeri
Bize Ulaşın
Suriyeli Muhacirlerle Diyarbakır’ın Ensarları

Erdemli İnsan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği’nin ülke çapında ses getirecek bu projesi Erdemiyet-Der’in manevi önderi Muhammed Hüseyin (r.a.) teşvikiyle düşünülmüştür. Öncelikle bu projenin isim başlığını oluşturan muhacirin ve hicretin ne olduğu konusunda duralım.
Hicret Nedir: Kişinin, bazı nedenlerden ötürü Allah’a kulluğunu yapamamasından dolayı vatanı dâhil bulunduğu yerden ayrılarak kulluğunu devam ettirebileceği bir bölgeye Allah rızası için taşınmasıdır. Çoğu peygamber kulluğunu yapmada güçlüklerle karşılaştığında hicret etmeyi uygun görmüştür. Yani hicret etmek bir kaçış değil tam tersine sırf kulluğun yapılabilmesi için gösterilen bir fedakârlıktır.

Muhacir: Birtakım sebeplerden dolayı bulunduğu bölgeyi terk edip kulluğunu idame ettirebileceği yere taşınan kişilere muhacir adı verilir.  Peygamberimiz ve ona iman eden sahabeler de müşriklerin baskısından dolayı 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmiştir. Bu göç ileride İslam’ın büyümesi ve güçlenmesi bakımından oldukça önemlidir. Çünkü hicretten sonra Müslümanlar rahatlığa kavuşmuş, savaşlar yapmış, zaferler kazanarak yeni topraklar elde etmiştir. Ve bu vesileyle İslamiyet çeşitli coğrafyalarda yayılmaya başlamıştır. Hicretin tamamlanmasıyla İslam’ın başkalarına anlatılması için bir zemin oluştu. İlk İslam devletinin temelleri Medine’de atıldı.  Ve resulullah efendimiz aynı zamanda ilk devlet başkanı oldu. Yani müşriklerin sahabeler için bir kayıp olarak nitelendirdiği hicret, onların düşündüğü gibi bir kayıp değil bilakis etkisi kıyamete kadar sürecek bir kazanç meydana getirdi. Görüldüğü gibi muhacirler manevi anlamda Allah’ın rızasını kazandıkları gibi ileriki aşamalarda maddi anlamda da kazanmışlardır.

Ensar Nedir: Müslümanları Medine’ye davet ederek onları evlerinde misafir eden, onları kardeşleri gibi gören Medine yerlilerine Ensar denir. Ensar, peygamberimizi öyle çok sevmiştir ki her tehlikede bile onu ve Müslümanları şehirlerinde misafir etmiş, onun buyruğu altına girerek savaş tehlikesine rağmen onları desteklemiştir. Böylelikle Allah’ın Kur’an’da bizlere örnek gösterdiği nadir insanlardan olmuşlar Allah ve resulünün ilelebet muhabbetini, rızasını kazanmışlardır. 
2011 yılından beri ülkemizde bulunan Suriyeli kardeşlerimiz de bizler için Medineli Ensarlar gibi Allah’ın rızasını kazanabilmemiz için bir fırsat imkânıdır. Eğer bizler de onların Mekkeli muhacirlere yaptığı gibi Suriyeliler’e kucağımızı açıp kardeşliğimizi gösterirsek onların kazandığından aynısını biz de kazanırız. Bizler de Allah ve resulünün ilelebet muhabbetine ve rızasına nail oluruz.
İşte bu dua ve düşünce doğrultusunda Muhammed Hüseyin (r.a.), böyle bir projenin oluşması için dernek yöneticilerini harekete geçirmiş konu hakkında gerekli zeminlerin oluşturulmasını talep etmiştir.
Peki Suriyeli Muhacirlerle Diyarbakır’ın Ensarları Projesi ne demektir?:  Diyarbakır halkının kardeş olduğu Suriyeli ailelerle bütün ihtiyaçlarını paylaşmasıdır.
Erdemiyet-Der bu sorumluluğu üstelenecek yardımsever aileleri kaydederek, kardeş olacakları Suriyeli aileleri de tespit edip onları buluşturacaktır. Böylelikle o Suriyeli aile, hiç kimseye muhtaç olmadan günlük ihtiyaçlarını kardeş olduğu aileyle karşılayacak ve vatanını terk etmenin, sahip olduğu çoğu varlığını kaybetmenin acısını bir nebze de olsun unutacaktır.

Elbette ki bu proje sadece Erdemiyet-Der bünyesinde gerçekleştirilecek bir proje değildir. Türkiye’deki Suriyeli sayının milyonları bulduğu düşünüldüğünde Diyarbakır şehrinin imkânlarıyla dahi bu projenin yeterli şekilde yürütülemeyeceği anlaşılır. Erdemiyet-Der, İlk etapta bunu uygulayabileceği model aileler seçecek ve projenin uygulandığı takdirde ne güzel sonuçlar alındığını kaydedecektir. Projenin asıl olarak başarıya ulaşması Türkiye halkının bu projeden haberdar olmasına ve kitlesel olarak toplumun, Suriyeli ailelerden en az yüzde kırkının kardeş olarak benimsenmesiyle ilgilidir.  Bunun için de öncelikle projenin reklamının yapılması ve devletin kamu kuruluşlarıyla bu projeye yakından destek vermesi gerekmektedir. Aksi takdir de resulullah efendimizin başlattığı bu proje günümüzde gerçekleşemeyecek, gerçekleşse de sadece Erdemli İnsan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği’nin kendi imkânlarıyla Diyarbakır’da kısıtlı bir şekilde yürütülen bir proje olacaktır.

Proje gerçekleşirse Ortadoğu’nun savaşlar sebebiyle bir ateş topu gibi alevlendiği ve kardeşliğin de neredeyse unutulduğu bu zamanda insanlar sevgiyi ve birlikteliği hatırlayacak; bizim topraklarımızda filizlenen bu kardeşlik umudu, ileriki zamanlarda başta ülkemizde sonrasında ise dünyada devamlı anılacak bir kardeşlik mirası haline gelecektir. Bunun kazananları da;  başta böyle hayırlı bir projeye destek verdiği için Allah’ın ve resulünün rızasını kazanan halkımız, sonrasında ise bir kardeşlik merkezi haline gelecek olan ülkemiz olacaktır.
Erdemiyetder 2008