Ana Sayfa
Galeri
Bize Ulaşın
Erdemli inşa Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği’nin 2008-2014 Manevi Faaliyetleri

          Erdemiyet-Der’in başlattığı manevi faaliyetler genel anlamda yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde insanların, tabii olduğu dini bilmesi ve iman ettiği peygamberini tanıması kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Bu faaliyetler Muhammed Hüseyin (r.a)’in, Kur’an ve sohbet-i ilahi vasıtasıyla kulları irşad etme yöntemine dayanmaktadır. Şu ana kadar sayısı binleri geçen sohbet organizasyonlarıyla katılımcılar Erdemiyet-Der vesilesiyle dinleri İslam hakkında bir fikir sahibi olmuş ve toplumun yüzyıllardan berridir doğru bildiği yanlışları fark etmiştir.
   

         Bunların başında İslamiyet’te olmazsa olmaz bir emir olan iman etmek gelmektedir. Ne yazık ki halen dahi toplumumuzda imanın yanlış bir kanaat sonucu inanmak anlamı taşıdığı sanılmaktadır. İmanın şartları ise; Allah’a inanmak, Meleklere inanmak, peygamberlere inanmak… Diye bilinmektedir. Oysaki muttakiler için bir hidayet kaynağı olan Kur’an-ı Kerim incelendiğinde imanın bilindiğinin aksine inanmak anlamına gelmediği anlaşılır. Allah’ın kıyamete kadar kendisine mühlet tanıdığı şeytan da Allah’ı bilen, meleklerin önünde namaz kılan ve peygamberleri tanıyan bir vasfa sahipti. Eğer iman, inanmak demek olsaydı iblisin de Allah’a inandığı hatta Allah’la konuştuğu için mümin olması gerekirdi. Ama Kur’an’ın bütün ayetlerine bakıldığında Allah’ın hiçbir ayette şeytan için mümin ibaresi kullanmadığı aksine adının geçtiği ayetlerde lanetlendiği görülür.

         İşte, toplumun günümüzde bile yanlış bildiği imanın doğru bir şekilde tanıtılması için Erdemiyet-Der, Muhammed Hüseyin (r.a.)’in teşviki ve girişimleriyle bu yönde çalışmalara başlamıştır. Bu çalışmaların ilki tefsir sohbetleriyle başlamıştır. Ardından El Esma-ul Hüsna,  Aşk, Âşık, maşuk ile İman, İslam, İhsan sohbetleriyle devam etmiştir.  

      Dünyadaki bütün sorunların temelinde sevgisizlik ve tahammülsüzlük yatmaktadır. Kişi nefsini tezkiye eder ve temizlerse sevgisizlik, tahammülsüzlük sorunu giderilmiş olur.  ‘’ Kıyamet günü nefsini tezkiye edenler kurtuluşa erer.’’ Ayet-i kerimesinde de anlaşıldığı gibi dünyevi ve ahiri kuruluşumuzun sağlanması için nefsimizin tezkiye edilmesi şarttır.
        İşte Muhammed Hüseyin Hazretleri (r.a.) de çevremizdeki sevgisizlik sorununun ortadan kalkması ve ahiri kurtuluşumuzun da sağlanması için sohbet ve yardım aracılığıyla kendisine tabii olanların nefsini tezkiye etmektedir. Erdemiyet-Der’in uyguladığı Manevi faaliyetler aşağıdaki kısımlarda daha açıklayıcı olarak anlatılmıştır.

Kur’an Kursu

Bilindiği gibi 610 yılının Ramazan ayında bir Pazartesi gecesi Hira mağarasında peygamberimize ‘’Oku! Yaratan Rabbinin Adıyla oku.’’ Alak suresinin ilk ayetleri inmiş böylelikle 1400 yıldır devam eden dinimiz başlamıştır. Erdemiyet-Der de Müslüman halkımız kendilerine inen Kur’an’ı anlayabilsinler diye kolları sıvamış ve bunun için gerekli çalışmaları hazırlamıştır.

Bu çalışmalar, ilk olarak erkekler için Kur’an kursu şeklinde tezahür etmiştir. Erkek Kur’an kursunun bitiminden sonra kadınların sosyal hayattaki rolünün bilincinde olan Erdemiyet-Der, daha sonra kadınlar için Kur’an kursu açma girişiminde bulunmuş bu iş için gönüllü üyelerin yardımsever iş adamlarından topladığı gerekli inşaat malzemeleriyle 2010 yılında kadınlar için Kur’an kursunun temellerini atmıştır. Bu Kur’an kurslarında dernek bünyesindeki gönüllü bay ve bayan öğretmenler ayrı binalarda öğrencilere Kur’an dersleri vermiş ve Diyarbakır merkezinde Kur’an’ı bilmeyenlerin sayısını azaltmayı hedeflemiştir. Yaş farkı gözetmeksizin ev hanımları, okul okuyanlar ve iş hayatında olan bayan kardeşlerimizin kayıtları alınmış ve onların Kur’an’ı öğrenebilmeleri için gerekli olan bütün ihtiyaçlar tedarik edilmiştir.

Erkek Kur’an kursunda bay öğrencilerin iş saatleri göz önüne alınarak onlar için akşam dersleri verilmiş; Arapça öğrenirken iş güçlerinden geri kalmamaları, rahat bir şekilde ders almaları düşünülmüştür. Bir Kur’an kursunda olması gereken araç ve gereçlerin çoğu derneğin kendi imkânlarıyla elde edilerek derslerin ilerleyişi için her türlü imkân sağlanmaya çalışılmıştır. Bunun sonucunda 250’si bay 250’sibayan olmak üzere toplam 500 öğrenciye Kur’an dersi verilmiştir. And olsun seni ve sana iman edenleri, Kıyamet günü indirdiğimiz bu kitaptan sorumlu tutacağım. ayet-i kerimesinde anlaşıldığı gibi Allah, kullarına Kur’an’dan hesaba çekileceklerini buyurmuştur. Ancak unutulmaması gereken bir durum vardır ki İnsan bilmediği anlamadığı bir kitaba uyamaz. Dolayısıyla insanların Kur’an’ı okuyup anlayabilmesi sonrasında Kur’an’a uyabilmesi için öncelikle Kur’an’ı bilip anlayabilmesi gerekmektedir.

İşte bu düşünce doğrultusunda derneğe kayıtlı üyelere Kur’an dersi yanında bir de Arapça öğrenmek isteyen herkese Erdemiyet-Der bünyesinde gönüllü olarak hizmet eden bay- bayan Arapça hocaları, özellikle Kur’an dilini okuyup anlama konusunda Arap Dili dersi vermekte ve dersin sıkıcı geçmemesi adına günlük konuşma pratikleriyle akılda kalıcı esprili bir ders ortamı sağlamaktadır. Böylelikle bazı sözcükleri 18 ayrı anlama gelen ve dünyanın en zor dillerinden biri olarak kabul edilen Arapça’yı, öğrencilerin hem daha kolay hem de eğlenceli bir şekilde öğrenmeleri hedeflenmektedir. Görüldüğü gibi Erdemiyet-Der bünyesinde Kur’an kursu, iki ayrı şekilde verilmektedir.

Birincisi; Kur’an okumasını bilmeyen öğrencilere ilk adımdan başlayarak Elif-Ba dersinin verilmesi, ikincisi ise; Kur’an okumasını bilen öğrencilere Kur’an Arapçasını da öğrenebilmeleri için Arap dili dersinin verilmesidir. Çünkü Kur’an’ı Arapça okumak insan için yeterli değildir. Zira Allah, bu kitabı sevap kazanılması için değil okunup amel edilsin diye bir hayat rehberi olarak indirmiştir. Bununla beraber meal tercümelerine bakıldığında her biri faklı sözcüklerle ifade edilmiş ayetlerin bulunması okuyanlarda ayetlerin yanlış tercüme edildiği yahut ayetlerde haşa çelişki bulunduğu yanılgısını ortaya çıkarmıştır. İşte bu yanılgıyı kırmak amacıyla ‘’ben Müslümanım’’ diyen herkesin Arap dilini öğrenebilmeleri için Erdemiyet-Der Arapça kursunu oluşturmuştur. Sistemli ve programlı bir şekilde başlattığı kurs, meyvelerini vermiş ve öğrenciler kısa zamanda Arapça’yı öğrenmişlerdir.

Tefsir Dersleri

İnsana hayat rehberi olarak inen Kur’an’ı Kerim’de Allah’ın indirdiği ayetlerde ne murat ettiğini hikmetiyle tefekkür edip anlaması gerekir ki Kur’an’dan örnek ve ibret çıkarabilsin. Hz. Musa anlatıldığında zıt bir karakter olarak Firavun, Hz. İbrahim anlatıldığında Nemrut bir de Resulullah efendimiz (s.a.v.) anlatıldığında ise Ebu Cehil tam tersi kişiler olarak hatırlanmakta ve ibret alınmaktadır. Ancak kişi, Allah’ın kıssa olarak verdiği örnekleri tarihten bir hikâye şeklinde okursa ayetten hiçbir hikmet çıkaramayacağı gibi Allah’ın vahyini de geçmiş zamanlara atmış olur. Bu yüzden Kur’an’ı daha iyi ve doğru bir şekilde anlayabilmek için mutlaka tefsire ihtiyaç duyulur. Çünkü kişi Kur’an’ı yanlış anlarsa kitaba iman etmesi gerektiğinden imanı da imanını amele dönüştürmesi gerektiğinden işleyeceği amel de yanlış olmuş olur. Amelini, yüce Allah’ın tebliğlerine, dolayısıyla rızasına uygun yaparsa Kur’an’dan istifade edebilir ancak. Bu tebliğlerin de belirlenmesi, Kur’ân-ı Kerîm’in iyi anlaşılmasına ve doğru tefsir edilmesine bağlıdır.

           İşte bu anlayış ve düşünce doğrultusunda Erdemli İnsan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği, haftalık olarak tefsir dersi alma programları gerçekleştirmiş ve Kur’an’ın daha iyi öğrenilebilmesi için yoğun bir tempo içerisinde çalışmıştır.

          En önemlisi; Kur’an harflerinin Arap alfabesi olduğu düşünüldüğünde ve Arap cahiliyesindeki müşriklerin de okuma yazması olduğu göz önüne alındığında bu hadis-i şerifte geçen Kur’an’ın öğrenilip öğretilmesindeki gayenin Arap alfabesi ( Elif-Ba) olmadığı anlaşılır. Öyleyse Kur’an’ı öğrenmek Elif- Ba’yı öğretmek demek değil çok daha başka bir şeydir. O da Allah’ın kelamını, Allah’ın ne demek istediğini ve kullarından ne beklediğini hikmetiyle açıklayıp öğretmektir. Bu da İslamiyet ilimleri içinde tefsir adıyla anılır. İşte bu nedenle bir mürşid-i kâmil bir Hakk dostu olan hocamız Muhammed Hüseyin (r.a.), sohbetleriyle her Perşembe günleri dernek üyelerinin ve Allah’ın kelamını kendisine dert eden diğer vatandaşlarımızın da katılımıyla saat 20:00’da tefsir dersleri vermiştir. Bu faaliyetlerini, Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğreneniz ve öğreteninizdir. (Hadis-i Şerif) hadisini hayata geçirip hayırlı bir ümmet olma arzusundan dolayı başlatmış ve peygamberin takdirini kazanmaktan başka hiçbir çıkar ve menfaat gözetmemiştir. Erdemiyet-Der bünyesinde Muhammed Hüseyin (r.a)’in öğretmenliğinde uygulanan tefsir derslerinin tarih ve video kaydı belgeleri dernek arşivlerinde mevcuttur.

Esma-ul Hüsna Sohbetleri

Erdemli İnsan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği bünyesinde gerçekleşip İslam âleminde genel olarak bilinen Allah’ın 99 isminin anlatıldığı sohbetlerdir. Bu sohbetin amacı Allah isminden başlanarak bütün Esmalar hakkında bir Müslümanın yeterli bilgiye ulaşabilmesidir. Yeryüzünden beni temsil etmek üzere bir halife yaratacağım ayeti kerimesinde Allah, insanları kendisine halife olsun diye yarattığını belirtmiştir. Öyleyse halifenin, rabbini tanıyabilmesi gerekir ki ona halifelik yapabilsin.  Bu da ancak Allah’ı isimlerinde tanımakla mümkün olabilen bir durumdur. Allah’ın zatını tefekkür etmeyin. Allah’ı sıfatlarıyla anın. Hadis-i şerifinde görüldüğü gibi Allah’ı zatıyla düşünmek doğru değildir. Zaten insan aklı da sınırlı olduğundan Allah’ı zat itibariye tahayyül edemez idrakına ulaşamaz. Allah’ı güzel isimleriyle zikredin ayet-i kerimesinde emredildiği üzere Allah’ı isimleriyle yani rahmeti, cömertliği, kusurları örtücü ve affedici özellikleriyle anmak o şekilde tezekkür etmek gerekir. Bu nedenle kişinin gönül dünyasında bu isimlerin açığa çıkması ve genişlemesi için Muhammed Hüseyin (r.a.) tarafından El Esmau’l Husna Sohbetleri verilmiştir.  Özellikle Allah’ın isimleriyle fi ’illerinin devamlı karıştırıldığı toplumumuzda ismin ve fi ’ilin arasındaki farklar açıklanmış neyin isim neyin fi ’il olduğu konusu anlatılarak bu karışıklık giderilmeye çalışılmıştır.
Allah’ın isimleri kişide nasıl tecelli eder? Kişi, esmaları nasıl anlayabilir ve esmalara ne şekilde iman edebilir? İnsan, Allah’ın isimlerini hayatına ne şekilde geçirip onunla nasıl amel edebilir? Gibi sorulara cevap aranmış ve dinleyicilere esma hakkında cevaplar verilmiştir. Anlatılan isimler, o hafta dersin konusu olan esmanın geçtiği ayetler esas alınarak anlatılmıştır. Çünkü esma ul hüsna, Allah’ın tabiri caizse ahlakıdır ve ahlakını en iyi en güzel şekilde Allah açıklayabilir. Bu nedenle her zaman için esma konusunda Kur’an- ı Kerim temel alınmış ekstradan bir bilgiye bir kitaba gerek duyulmamıştır. Zira Allah kendini sevdiklerine tanıtır. Hadis-i şerifinde Allah’ın kendini veli kullarına tanıttığı peygamberimizce söylenmiştir. İşte bu nedenle esma- ul hüsna sohbetlerini; Erdemiyet-Der’in bir Allah dostu, mürşid-i kâmil olan kanaat önderi, Muhammed Hüseyin (r.a.) gerçekleştirmiş ve esma hakkında dinleyicilere gerekli ilmi ve manevi bilgileri öğretmiştir. Erdemiyet-Der bünyesinde gerçekleştirilen Esma sohbetlerin kayıtları dernek arşivinde mevcuttur.


İman-İslam –İhsan sohbetleri

Bilindiği gibi peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in vefatından yıllar sonra İslamiyet’in içerisinde çeşitli fikir ayrılıkları çıkmış bunun sonucunda Müslümanlar Sünni ve Şii olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. İslam toplulukları bu ayrışma ile de kalmayarak farklı mezhepler ve tarikat oluşturmuş İslam toplulukları artık derin bir ayrılık içerisine bürünmüştür. Bu ayrılıklar, fetihlerle birlikte İslamiyet’in farklı coğrafyalara yayılması ve Müslüman olan halkların eski inançlarından bir kısım hurafeleri de İslamiyet’in içine karıştırmasıyla oluşmuştur. Daha sonraları zaten siyasi görüş, mezhepler ve tarikatlarla ayrılan Müslümanlar bir de zahiri ilim ve batını ilim adında iki ayrı ilim anlayışla parçalanmaya devam etmiş bunun sonucunda tasavvuf ve kelam onlara karşı olarak da medrese âlimlerince kabul edilen ve çok daha sonraları selefilik olarak adlandırılacak olan zahiri görüşler ortaya çıkmıştır. Her iki tarafta kendilerini haklı görerek bu konuda tez ve anti tezler oluşturmuş Hz. Ali’nin ilim bir noktaydı cahiller onu çoğalttı sözünün çok ötesinde İslamiyet artık içinden çıkılamaz karmaşık bir din haline gelmiştir.

İslam tarihinde yaşanan bu gelişmelerle dinin içerisine bid’atler girmiş ve zamanla bu bid’atler gerçekmiş gibi dinden bir parçaymış gibi anılmaya ve anlatılmaya başlanmıştır.
İşte halk nazarında doğru olarak bilinen ama aslında yanlış olan bu bid’atlerin dinden temizlenmesi ve İslamiyet’in tekrar resulullah efendimiz (s.a.v.)’in zamanındaki gibi basit, temiz ve sade bir din haline gelmesi için Erdemli İnsan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği bünyesinde İman-İslam- İhsan sohbetleri yapılmıştır.
Muhammed Hüseyin (r.a.)’in her hafta düzenli olarak uyguladığı bu sohbetlerle; Kur’an’dan ayetler, peygamberimizin hayatından ve hadisinden örnekler verilmiş bunun sonucunda imanın, İslam’ın ve İhsanın ne olduğu sahabelerin öğrendiği ve öğrettiği bir şekilde anlatılmıştır. Böylelikle yıllardan beri İslam’dan bir parça diye bilinen bidatlerin ne olduğu anlaşılmış ve katılımcılar dinlerini doğru bir şekilde öğrenmişlerdir.

Erdemiyet-Der’in organize edip Muhammed Hüseyin (r.a.)’in bünyesinde gerçekleşen İman-İslam-İhsan sohbetleri’nin kayıtları, dernek arşivlerinde mevcuttur.
Erdemiyetder 2008