Ana Sayfa
Galeri
Bize Ulaşın
Erdemli İnsan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Faaliyetleri

Derneğimiz, kurulduğu tarihten bu yana kendisine hedef edindiği amaçlardan sapmayıp sürekli olarak kalıcı hizmetler içerisindedir. Erdemiyet-Der bünyesinde yapılan ilk hizmet; bayanların Kur’an dersi alabilmeleri için inşa ettiği bir Kur’an kursudur.

 Bilindiği gibi kadınlar eş vasfıyla bir yuvayı kuran, düzenleyen ve geliştiren bir yapıya; annelik özellikleriyle de geleceğin mirasçıları olan çocukları eğiten, yetiştiren dolayısıyla toplumu şekillendiren bir role sahiptir. Kadın, eğitimli ve birikimli olursa onun kurduğu yuva huzurla dolu cennet gibi bir yuva, yetiştirdiği çocuklar da kendini bilen, ağırbaşlı, seviyeli insanlar olacaktır.

 

                Bu vesileyle sağlıklı bir toplum oluşacak, ülke; barış içinde, eğitim seviyesi yüksek, kardeşlik çatısı altında bir ülke haline gelerek toplumsal kalkınma sağlanacaktır. Fakat kadın eğitimli olmazsa onun kuracağı yuva geçimsiz, sıkıntılarla dolu bir yuva olacağı gibi yetiştirdiği çocuklar da agresif ve bilinçsiz bireyler haline gelerek toplum, ahlaksal çöküntü içinde manevi duygularını kaybetmiş bir yapıya bürünecek, ülke de kalkınma hızı düşük yaşanamaz bir ülke olacaktır.

       ‘’Rabbini bilen kendini bilir’’ hadis-i şerifinde belirtildiği üzere kişinin kendini tanıyabilmesi için öncelikle rabbini tanıması gerekmektedir. Bu da Allah’ın insanlara indirdiği Kur’an-ı Kerimle, mümkün olan bir durumdur. Zira kendini en iyi Allah tanıtabilir. Kişi de Allah’ı ancak O’nun kelamıyla (Kur'an)la tanıyabilir. Bu sebeple kadın eğitiminin önemini anlayan Muhammed Hüseyin (r.a.), bayanların Allah’ın vahyiyle yetişmesi, terbiye olabilmesi ve yuvalarını Allah’ın nuruyla aydınlatabilmesi adına 2010 yılında Kadınlar için Kur’an kursunu açmıştır.
 
              Erdemiyet-Der, bu kursu açarken bir de katılımı ve katılımın devamını sağlamak amacıyla Allah’ın kitabını kendine dert ederek türlü zorluklar altında kursa katılan bayan öğrencilerin, açılan bu kursa rahat bir şekilde gelebilmeleri için hiçbir ücret talep etmeden bayanlara özel araç servisi tahsis etmiştir. Bu araçlar, kursun olduğu saatlerde sistemli bir şekilde öğrencileri evlerinden kurs binasına taşıyıp kurs bitiminden sonra tekrar evlerine kadar bırakmaktadır.
Önceki kısımlarda faaliyetlerin Manevi ve Zahiri olarak iki ana başlıkta kategorize edildiğini söylemiştik. Bu kategorizeyle birlikte bu iki ana başlık da kendi içerisinde İç Faaliyetler ve Dış Faaliyetler olarak iki başlık içerisinde ele alınmıştır.
         
             Manevi faaliyetler; Erdemiyet-Der’in kanaat önderi olan Muhammed Hüseyin (r.a.)’in gerek sohbetleri gerekse Kur’an’i çalışmalarıyla insanın Allah’a olan sevgisinin, tevekkülünün artması ve Kur’an ayetlerini hayata geçirerek çağımızın sahabeler zamanındaki gibi Asr-ı Saadet devrine dönmesi için yaptığı çalışmalardır. Bu çalışmalarla Erdemiyet-Der, kendi bünyesinde yaptığı çalışmalarla sınırlı kalmayıp internet ve televizyon gibi iletişim hızını kolaylaştıran teknolojik imkânlarla birlikte Allah’ın vahyini ulaşabileceği her yere ulaştırabilmeyi kendine hedef edinmiştir.
Bunu yaparken Allah’ın, Resulullah efendimize verdiği kelime-i tevhit emanetini Resulullah efendimiz (s.a.v.)’den sonra taşıyarak onun emanetine, onun görevine yardım edip destek vermekle peygamber efendimizin takdirini ve muhabbetini kazanmayı hedeflemektedir.
 Özellikle Al-İ İmran Suresinde belirtilen ‘Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan meneden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır.’’ Ayet-i şerifini kendine en büyük emir olarak telakki eden Erdemiyet-der, manevi çalışmalarını Allah’ın müminlere söylediği bu buyruk üzerine gerçekleştirmektedir.

               Derneğin manevi hizmetlerinin başında dinimizin kitabı olan Kur’an-ı Kerim’in, okumak isteyen herkeste bulunmasını kolaylaştırmak adına 2013 senesinde çeşitli kuruluşlardan tedarik ederek Her Müslüman’a bir Kur’an sloganıyla vatandaşlarımıza Kur’an-ı Kerim hediye edilmesi gelmektedir.
       
           Bilindiği gibi Hristiyanlar çoğu ülkede kendi inançlarını yaymak maksadıyla misyonerler aracılığıyla tebliğler yapmada ve kutsal kitapları olan İncil’i herkes okuyup anlasın diye; konuştukları, tanıştıkları herkese ücretsiz olarak hediye etmektedirler. Hal böyleyken Allah’ın insanlar için uygun gördüğü İslam’ın kutsal kitabı Kur’an’ın bir ücret karşılığı verilmesi ne kadar doğru olur? Kendi inançlarına türlü hurafeleri karıştıran bir topluluk bile kitabını okuma sayısının artması için ücretsiz dağıtıyorsa acaba bizim bu durumda Kur’an- Kerim’in okumasını yaygınlaştırmamız amacıyla neler yapmamız gerekir?

            En önemlisi; dini kitap arasında Kur’an yerine âlimlerin kitabının daha fazla okunduğu günümüzde ‘’Allah’ın kelamının kulun kelamına olan üstünlüğü Allah’ın kula olan üstünlüğü gibidir’’ hadis-i şerifine binaen insanları sadece Allah’ın kitabına yöneltmek anlayışı doğrultusunda hareket eden Erdemiyet-Der, Müslüman olsun olmasın herkes Kur’an’ı okuyup anlayabilsin diye Türkçe mealli Kur’an-ı Kerim dağıtılmasına Diyarbakır’da öncülük etmiş ve bu hizmetle yüzlerce insanın kendi kitaplarını, Kur’an-ı Kerim’i,  okumasına vesile olmuştur.

         Dernek,  2013 yılında başlattığı bu projeyi istikrarlı bir şekilde günümüzde de sürdürmeyi başarabilmesinin yanında şu anda bile kendisine gelen vatandaşlara her ne koşulda olursa olsun Kur’an-ı Kerim hediye etmede ve okuyup anlayabilsin diye öğrenmesi için her türlü imkânı, sadece Allah’ın rızasını gözetleyerek vatandaşlara hiçbir ücret talep etmeksizin sağlamaktadır.

         Bu imkânların başında da derneğin kendi bünyesinde bulunan gönüllü Arapça hocalarının her sezon öğrencilere verdiği Kur’an dersi gelmektedir. Eğitim ve öğretim sezonu içerisinde açtığı kursla, Kur’an okumasını bilmeyen kalmasın diye yaz, kış ara vermeden kursun devamını sağlamaktadır. Bu kursun yanında bir de Arapça’yı bilenler için üst aşamada Arap dili dersi verilmektedir. Dernek bünyesinde bay- ve bayan hocaların Arap dilini öğrenmek isteyen bay ve bayan öğrencilere ayrı binalarda verdikleri kursla kişinin, Kur’an-ı Kerim okurken Türkçe meale gerek duymadan okuduğu ayeti anlayabilmesi hedeflenmektedir. Bu gibi zahiri ilimlerin yanında Muhammed Hüseyin (r.a.)’in, Allah’ın indirdiği ayetlerde ne murat ettiğini, kişinin ayetleri nasıl okuması ve nasıl anlaması gerektiğiyle ilgili tefsir dersleri verilmiştir.

            Yeryüzünde Müslümanlardan başka hiçbir topluluk yoktur ki kendi kitabını yanlış okurum gibi gereksiz bir korku yüzünden okumaktan çekinsin. Allah, ‘’And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?’’ ( Kamer/ 17) buyurur. Öyleyse insanın Kur’an’ı sadece âlimler anlayabilir şeklinde düşünmesi yanlış olur.
 
   İşte bu düşünce doğrultusunda sırf aklı başında olan herkesin Kur’an’ı anlayabileceği ile ilgili Muhammed Hüseyin (r.a),  Erdemiyet-Der bünyesi içerisinde Tefsir Dersleri vermiştir. Bu tefsir derslerine Diyarbakır genelinde katılımcılar iştirak etmiş ve şehrimizin ilmi yönden canlanması sağlanmıştır.  Kişinin, Allah’a kul olabilmesi için öncelikle Allah’ı sevebilmesi, Allah’ı sevmesi için de öncelikle Allah’ı bilmesi, tanıması gerekmektedir. Kişi, Allah’ı ancak onun isimleriyle tanıyabilir. Allah’ın zatını tefekkür etmeyin. O’nu sıfatlarıyla anın. Hadis-i şerifiyle Allah’ı güzel isimleriyle zikredin. Ayet-i kerimesinin de gösterdiği gibi Allah’ı bilmek ve tanımak O’nun Esma-ul Hüsna’sıyla mümkün olabilir. İşte bu nedenle Muhammed Hüseyin (r.a.), kişinin kendini yaratan rabbini bilmesi adına her hafta düzenli ve sistemli bir şekilde El Esmau’l Husna dersleri vermiş ve Allah’ın 99 ismini de anlamları ve geçtiği ayetleriyle birlikte anlatmıştır. Bununla da kalmayarak kişinin özel hayatında o isimle nasıl amel edeceğini ve o ismin kişide nasıl açığa çıkabileceğini her hafta düzenli ve programlı bir şekilde El Esmau’l Husna adını verdiği sohbetlerle açıklamıştır.

            Bütün bu projelerin mimarı olan Erdemiyet-Der’in manevi önderi Muhammed Hüseyin (r.a.), El Esmau’l Husna sohbetleriyle herkesin Allah’ı bir nebze de olsa tanımalarını amaçlamıştır. Çünkü Allah’ın boyasıyla boyanın. Ayet-i kerimesinde Allah, kullarından kendi güzel isimlerini taşımasını istemektedir. Bu güzel isimleri taşıyabilmek için de onları bilmek anlamak ve her birine iman etmek gerekmektedir. Bu anlayış doğrultusunda yaklaşık iki yıl boyunca Erdemli insan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği, manevi projelerini aksatmadan sistematik bir şekilde uygulamıştır. ‘’Allah kendini sevdiklerine tanıtır’’ Hadis-i şerif-inde anlaşıldığı gibi Allah’ı en iyi veli kulları tanıyabilir. Çünkü kendini onlara bizzat Allah tanıtmıştır. Bu nedenle bir veli zat bir mürşid-i kâmil olan Muhammed Hüseyin hazretleri insanlara Allah’ı tanıtmayı ve Allah’ı sevdirmeyi görev edinmiş bütün hayatını bu uğurda sarf etmiştir.
             Zahiri Faaliyetler; Erdemiyet-Der’in zahiri faaliyetleri, toplumsal yardımlaşma bilinci için yaptığı hizmetlere dayanmaktadır. İsminde taşıdığı yardımlaşma ve dayanışma kısmının sorumluluğunu yerine getirmek için şu ana kadar ses getirmiş, çoğu gazetede yer almış yardımlarda bulunmuştur.
 Bilindiği gibi toplumsal sevginin ve huzurun sağlanması için olumlu manada bir birliktelik söz konusudur. Hatta toplum bu birlikteliğe o kadar önem vermiştir ki; kötü günde yanında olmak, dost kötü günde belli olur, Kara gün dostu’’ gibi zor durumlarda destek verilmesinin önemini anlatan deyimler kullanmıştır. Toplumumuzun an’anesine göre; asıl dost insanın dar gününde yanında olandır. İşte Erdemiyet-Der de Mü’min, Mü’minin velisidir, dostudur ayet-i şerifinden dolayı halkına dostluğunu göstermek için ihtiyacı olan herkese unutulmadıklarını bilsinler diye neye ihtiyaçları varsa onlar adına belirleyip ihtiyaçlarını gidermiştir.
         
              Bu, Erdemiyet-Der’in topluma karşı hissettiği vefa borcundan kaynaklanır. Çünkü Erdemiyet-Der, kendine peygamberini, Hz. Muhammed’i, örnek almıştır.  Ve bu da bir gerçektir ki Hz. Muhammed (s.a.v.) etrafta yardımseverliği ve dayanışmaya olan teşvikiyle bilinmektedir. Kendine örnek olarak dayanışmayı teşvik eden, yardımlaşmayı seven peygamberini örnek alan bütün bireylerin ve bütün kuruluşların, bu örnekliğin hakkını yerine getirebilmesi için örnek aldığı kişinin yaptığı gibi yapması gerekir ki bu örnekliğin liyakatini eda edebilsin. Aksi takdirde bu örneklik sadece sözde kalmış olur. İşte Erdemiyet-Der bu bilinç doğrultusunda hareket ederek insanların kendini en çaresiz hissettiği bir anda onlara elini uzatarak onları sevindirmeyi, yüzlerinde bir tebessüm çizgisi oluşturmayı hedeflediğinden hizmetlerini bu anlayış doğrultusunda yapmıştır. Yardımlarını yaparken asla din, dil, ırk ayrımı gözetmemiştir. ‘’Mazlumun dini sorulmaz.’’  ‘’Ata binmiş biri dahi yanınıza gelse ve sizden yardım istese ona istediğini verin. ‘’Aç kimseye dini sorulmaz’’ Hadis-i şerifindeki gibi yardıma ihtiyacı olan bireylerin dinlerine, düşüncelerine bakmadan onlara yardım ulaştırmıştır. Bu yardımların başında Askıda Ekmek projesi gelmektedir. Bu projeyi uygulamakla Erdemiyet-Der, en azından herkesin evinde yiyecek ekmeği bulunsun fikriyatıyla adım atmış ve kısa zamanda projeyi destekleyenlerin sayısının da artmasıyla proje sağlıklı bir şekilde amacına ulaşmıştır. Diğer büyük projelerden biri de Suriyeli kardeşlerimize yardım projesidir.

                Bu proje; Suriye’deki savaş sebebiyle muzdarip olup çareyi memleketimize hicret etmekte bulan muhacir kardeşlerimizin, şehrimizde mağdur olmamaları adına derneğimizce başlatılan bir yardım projesidir. Bu projedeki amacımız; annesini, babasını, eşini, evladını kısaca ailesini ve sahip olduğu bütün mal varlığını bir insanlık suçu işlenen topraklarında kaybedip bütün her şeylerini geride bırakarak topraklarımıza sığınan bu kardeşlerimize kendi sıkıntılarını bir nebze dahi olsun unutturmak onları az da olsa teselli edebilmek adına gerçekleştirmektir. Zaten vatanlarından ayrılarak yabancısı oldukları bir şehre gelen insanların; kaybettiklerinin acısı yanında rızık endişesi de taşımasınlar, açlıkları onlara ikinci bir darbe olmasın diye derneğimiz harekete geçmiş. Rojavalı, Kobanili, Şengalli ve Suriye’nin herhangi bölgesinden ülkemize sığınanları, bir kardeş kucağıyla bağrına basmıştır. Suriyeliler’e yapılan yardımla adından da söz ettiren Erdemiyet-Der, bu projesiyle basının gündeminde kalmış ve gazetelere konu olmuştur.
            
            Bütün bu projelerin yanında kendi halkını da unutmayan Erdemiyet-Der, Diyarbakır’daki yoksul vatandaşları tespit ederek onların da yararlanabileceği haftalık yardım paketleri oluşturmuş bu paketleri düzenli olarak gönüllü üyelerin yardımıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırmıştır. Bu yardımları yaparken bilhassa ihtiyaç sahiplerinin çevresinde rencide olmamasına gayret etmiş yaptığı yardım paketleri üzerinde dağıttığı erzakların yardım ürünü olduğunu gösterecek herhangi bir yazı yahut sembole kesinlikle yer vermemiştir. Hatta ihtiyaç sahiplerine gönderdiği yardım paketlerini marketten alışveriş yaptıkları hissini verecek şekilde bir market titizliğinde paketleyip poşetlemiş o şekilde dağıtmıştır.
Erdemli İnsan Yetiştirme Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği’nin Yapacağı Faaliyetler

Şu ana kadar zahiri ve manevi faaliyetlerini, sırf toplumsal dayanışmanın verdiği bilinçten ötürü sürekli devam ettiren Erdemiyet-Der, bölge halkına yaptığı hizmetlere daha yenilerini eklemek için çeşitli adımlar atmıştır. Kurulduğu tarihten bu yana vizyon ve misyonundan ödün vermeyerek daha kalıcı hizmetler yapmayı kendine gaye edinen dernek bu doğrultuda hem bölge halkı hem de şehir halkının faydalanabileceği iki büyük proje hedeflemiştir.
Bu projenin ilki; Diyarbakır’da bulunan Suriyeli kardeşlerimizle şehir halkını birleştirecek olan peygamber efendimiz (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye geldikten sonra sahabeler için uyguladığı Muhacir- Ensar kardeşliğinden örnek alınarak oluşturulmuş Suriyeli Muhacirlerle Diyarbakır’ın Ensarları projesidir. Bu proje; maddi durumu iyi olan insanların kendilerine Suriyeli bir aileyi kardeş edinerek maaşını, yemeğini, yani Suriyeli bir ailenin kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürebilmesi için gereksinim duyduğu ihtiyaçları, paylaşma projesidir. Bu projeyi hayata uygulamaktaki en büyük hedef; farklı bir ülkeden mağdur olarak şehre gelen Suriyeli halk ile Diyarbakır halkının kültürel anlamda kaynaşıp dayanışması ve resulullah efendimizin başlattığı bu kardeşlik projesini günümüze taşıyarak Allah’ın rızasının kazanılmasıdır.

Suriyeli Muhacirlerle Diyarbakır’ın Ensarları projesi başarıyla sonuçlandığı takdirde dünya medyasında terörist şeklinde yalan yanlış tanıtılan Müslümanların aslında yardımsever, cömert ve kardeşçe bir yaşamı desteklediği görülecek böylelikle Diyarbakır şehrinde, dünyada örnek bir kardeşlik modeli oluşup medya aracılığıyla insanlarda bırakılan yanlış intiba etkisini yitirecektir.
İkinci büyük proje ise; Diyarbakır’da uyuşturucu batağına düşmüş gençlerin bu çamurdan kurtulmasını sağlayacak ve onları eğitecek bir rehabilitasyon merkezidir. Erdemiyet-Der, açacağı rehabilitasyon merkeziyle topluma yarar sağlayacak iki ana unsur hedeflemektedir. Birincisi; proje gerçekleştiği takdirde uyuşturucu batağına düşen gençlerin ihtiyaçlarını kolay yoldan temin edebilmelerini sağlamak amacıyla yaptıkları gayri meşru işlerin önüne geçilecek böylelikle suç işleme sayısının yoğun olduğu Diyarbakır’da işlenen suç sayısı düşüşe uğrayacaktır.

İkincisi ise ekonomik yetersizlikten kaynaklanan maddi sorunların getirdiği sıkıntıların üstüne bir de işsizliğin verdiği ruhi bunalımlarla psikolojisi yıpranan gençler iyileştirme merkezine alınarak ıslah edilecek ve topluma kazandırılacaktır. Her iki durumda da Diyarbakır’daki gençleri, bu verimli çağlarında öteleyip dışlamayarak onları topluma kazandırmak hedef alınmıştır. Başarılı olunduğu takdirde Diyarbakır, suçtan ve çıkan kötü olaylardan uzak, yaşanabilir, kalkınma hızı yüksek bir şehir olacaktır.

Erdemiyetder 2008